İnternetimde bir sorun var, 3 gündür giremiyorum, şu anda telefonumdan yapıyorum bu postu nasıl olur artık bilmiyorum idare edin :))
hafta sonu 2 filme gittik sinemada, biri kaptan amerika kii biz ailecek marvel hastasıyız, çizgi romanlarını okudunuz mu bilmiyorum, ben çok okumadım çünkü bilim kurgu eşimle tanıştıktan sonra geçen bir hastalık bana, film bizim çok hoşumuza gitti, eshas oğlan zaten yıktı geçti heryeri, çok iyi bir oyunculuk sergiledi...
kesinlikle tavsiye ederim, bilim kurgu sevenlere tabikii ;)
Captain America: The First Avenger’ (İlk Yenilmez: Kaptan Amerika) Steve Rogers’ın (Chris Evans), Kaptan Amerika olarak bilinen süper askere dönüşeceği deneysel bir programa katılmaya gönüllü olduğu zamanlardaki Marvel Evreni’nin ilk günlerine odaklanıyor. Kaptan Amerika olarak Roger, kötü Red Skull’ın (Hugo Weaving) liderliğindeki şeytani HYDRA organizasyonuyla savaşmak için Bucky Barnes (Sebastian Stan) ve Peggy Carter’la (Hayley Atwell) güçlerini birleştirir. ‘Captain America: The First Avenger’ın (İlk Yenilmez: Kaptan Amerika) öncesinde Marvel Studios’un Marvel karakterlerine dayanan diğer yapımları olan The Avengers ise 4 Mayıs 2012’de gösterime girecek.
2.si de kovboylar ve uzaylılar...
Bilim kurgu olduğu için ve oyuncuları sevdiğimiz için gittik, nette araştırma yapmadık, oysaki kim ne demiş hep bakarız sinemaya gitmeden, yorumları okuruz bu sefer okumamuştık, gerçekten kötüydü yani, görseller olsun, uzaylılar olsun hiç tat vermedi...
ama vaktim var izlerim zaman geçsin diyorsanız gidin :))
iyi seyirler....
darkolivee@gmail.com
25 Eylül 2011 Pazar
22 Eylül 2011 Perşembe
Kraliyet ailesi....
Okan Bayülgen 4 ekimde başlayacak olan, kraliyet ailesi isimli programına, jenerik tanıtımını model grubuyla yapmış.
Ben biraz karışık buldum, ne dediği tam anlaşılmıyor sanki, ama tam gaz mesaj veren cinsten olmuş...
Hayırlı uğurlu olsun bakalım...
siz beğendiniz mii???
21 Eylül 2011 Çarşamba
kolay tatlım :)
Sizlere çok çok kolay-lezzetli bir tarif ve harika bir görsel sunmak istiyorum...
Gelen misafirlerimin çoğunlukla istediği, benimde işime gelen hem zahmetsiz hemde hafif bir tatlı...
Yazmak yerine bu sefer görsellerle anlatmak istedim, akılda daha kolay yer etmesi açısından, süper oluyor tavsiye ederim... Tatlının 1 gün buzdolabında dinlenmesi gerekiyor....
ps: 60kilonun üzerindekiler yemesin ama hhehhehhheheh sadece misaifrlik :)))
buyurun....
işte görünüm böyle...
9 yemek kaşığı şeker
10yemek kaşığı irmik
1tl süt
hepsini güzelce karıştır...
1 paket vanilin...
kek kalıbının tabanını ıslatıyoruz...
koyulaşana kadar karıştırın...
ilk fok fok etmeye başladığında kapatın altını...
sonrasında, ıslattığımız kek kalıbına döküyoruz, dışarda soğumaya bırakıyoruz
tamamen soğuduğunda buzdolabına koyuyoruz, 1 gün beklerse daha güzel oluyor, ve bölünmeden çıkıyor,
1 gün önceden yapılması gerekiyor, aklınızda olsun, sonra servis edeceğiniz servis kabına ters çevirip, ortasına ister şeftali ister muz, evinizde ne varsa onu doğrayın...
üstüne de çikolata sos sıkıp masaya götürün,
not: çikolata sosu masaya götüreceğiniz anda sıkın ki, aşağı süzülmeden servis edebilesiniz ;)))
afiyet, bal şeker olsun :))
Darkolivee...
not: ayaklı servis tabağını paşabahçeden aldım kızlar, diğer bardak tabaklar porland porselen...
Gelen misafirlerimin çoğunlukla istediği, benimde işime gelen hem zahmetsiz hemde hafif bir tatlı...
Yazmak yerine bu sefer görsellerle anlatmak istedim, akılda daha kolay yer etmesi açısından, süper oluyor tavsiye ederim... Tatlının 1 gün buzdolabında dinlenmesi gerekiyor....
ps: 60kilonun üzerindekiler yemesin ama hhehhehhheheh sadece misaifrlik :)))
buyurun....
işte görünüm böyle...
9 yemek kaşığı şeker
10yemek kaşığı irmik
1tl süt
hepsini güzelce karıştır...
1 paket vanilin...
kek kalıbının tabanını ıslatıyoruz...
koyulaşana kadar karıştırın...
ilk fok fok etmeye başladığında kapatın altını...
sonrasında, ıslattığımız kek kalıbına döküyoruz, dışarda soğumaya bırakıyoruz
tamamen soğuduğunda buzdolabına koyuyoruz, 1 gün beklerse daha güzel oluyor, ve bölünmeden çıkıyor,
1 gün önceden yapılması gerekiyor, aklınızda olsun, sonra servis edeceğiniz servis kabına ters çevirip, ortasına ister şeftali ister muz, evinizde ne varsa onu doğrayın...
üstüne de çikolata sos sıkıp masaya götürün,
not: çikolata sosu masaya götüreceğiniz anda sıkın ki, aşağı süzülmeden servis edebilesiniz ;)))
afiyet, bal şeker olsun :))
Darkolivee...
not: ayaklı servis tabağını paşabahçeden aldım kızlar, diğer bardak tabaklar porland porselen...
20 Eylül 2011 Salı
kardeşimi verdik :)
hafta sonu kardeşimi isteme ve söz merasimi vardı...
o yüzden son postlarda damadımız için taze eniştem diyorum :)))
taze eniştem balıkesirli olduğu için akrabaları ordan geldi, tanışma, söz ve isteme aynı gün yapıldı...
ee küçük bir kutlamayla tabikii....
kiiiii biz öyle sanıyorduk :))) bayaa bildiğin nişan havasında geçti tören
allah mesut etsin inşallah...
elbisemin ön tarafındaki küçük boncukları tek tek kendim işledim, minik bir gülü vardı onu çıkardım, iyiki de yapmışım ben sonuçtan çok memnun kaldım :)))
altınları da takmak zorundaydım :)))) o kadar alınıyor, aman buna oldu buna olmadı demeyi şımarıklık olarak algılıyorum ben, o yüzden düğündü bayramdı takılır bizim oralarda :)))
evet görsellerr...
kardeşimin elbisesi üçyol-mükerrem moda evi ayakkabıları göztepe by YILMAZ
benimki de garaj mağasından DIY diyelim...
kuaför çıkışı sandaletlerimdeydim...
sonradan siyah topuklu ayakkabılarımı ayağıma geçiriverdim...
kardeşim ve eniştem :)
ayakkabıları senenin modası parlak gümüş simliydi... ama görünmemiş :)
aşkımla eğlence zamanııı....
üç kız kardeş.... en büyükleri ben olmama rağmen sanırım en küçükleri ben kalmışım :))
canlarım
küçük kardeşim...
aile saadetttiii :)))
19 Eylül 2011 Pazartesi
izmir fuarı...
ahhh küçüklüğümün fuarları :))) dersem çok gülersiniz eminim, o bayramlar için söylenen bir serzeniştir çünkü :)
fuardan aklında neler kaldı diye sorarsanız kalabalık, dünya mutfakları, lunapark ve güzel turşular diyebilirim :)
çocukluğumda cidden diyorum, ünlü sanatçılar gelir gazinolarda sahne alırdı, kuğulu gölde kuğu ile gezerdik, şimdi programa bile bakmıyorum, o kadar kalabalık oluyor kii, ama o kalabalıkta lunapark zevkimizden aslaa ödün vermiyoruz hersene olduğu gibi...
kardeşlerim, eşim ege ve taze eniştemle gittik bu sene, ee kalabalık gitmek iyidir, bir lunaparkta eğlenirken birinin egeye bakması gerekiyor, her seferinde bir kurban seçtik kendimize :)))o kurban nedense he eşim oldu hahhahhahha... yaşlandı o yaşlandı artık hhehhehhe :)))))
önce gondol, ben fazla heyecana gelemiyorum, gondolda bile en tepede bile kalbim nasıl çarpıyordu anlatamam :)
belki gülersiniz ama gerçekten öyle :)
işte karışık olarak görsellerr...
gondol sırasııı, heyecandan küçük kardeşimle yerimizde duramıyorduk :))
oo la laaaaa küçüklüğümden beri değişmeyen tek eğlencek, uçan salıncaklar :))
dünya dönüyor dönüyorrrrr...
eşime de bravoo o kadar hızlı dönüyorki salıncak, nasıl denk getirmiş vallahi bravooo :))
eee çarpışan arabasız olmaz :)))
sıra bende :)
çekülüünnnnnnnnnn :))
beni tanıyanlar uzakdoğu aşığı olduğumu bilirler, yemeklerine kültürlerine bayılıyorum
iyi bir bilmiş herkes ayyy böcek yiyorlar, yahuu böcekten başka bişiy bilmiormu bunlar, bütüün herşeyi böcek yiyorlara bağlamak saçma bişiy...
her sene olduğu gibi dünya mutfakları standında uzakdoğuda aldım soluğu ve çok sevdiğim karides cipslerine kavuştum :))) soya sosu eşliinde dilimin üzeinde erirkenki his harika pıtır pıtır :)))
birde sebzeli noodle tabiki :)))
oğlum kendine orda bir arkadaş buldu, daha bir yaşında bir yakışıklı allahım bayıldık aralarındaki muhabbete :)))
ooyyyy şuna bakın küçük adam yaa :))
abimm del delll :))))
nasılda kocamn duruyor oğlumuz, eşim bana, bak diyor 'oğlumuz büyüyor' :)))
eee o kadar yorgunluğa gezmeye adranaline noodle mi dayanır :)))
gece çorbası tabikii
şairi güzel havalar, beni bu gece çorbaları mahfetti :))))
fuardan aklında neler kaldı diye sorarsanız kalabalık, dünya mutfakları, lunapark ve güzel turşular diyebilirim :)
çocukluğumda cidden diyorum, ünlü sanatçılar gelir gazinolarda sahne alırdı, kuğulu gölde kuğu ile gezerdik, şimdi programa bile bakmıyorum, o kadar kalabalık oluyor kii, ama o kalabalıkta lunapark zevkimizden aslaa ödün vermiyoruz hersene olduğu gibi...
kardeşlerim, eşim ege ve taze eniştemle gittik bu sene, ee kalabalık gitmek iyidir, bir lunaparkta eğlenirken birinin egeye bakması gerekiyor, her seferinde bir kurban seçtik kendimize :)))o kurban nedense he eşim oldu hahhahhahha... yaşlandı o yaşlandı artık hhehhehhe :)))))
önce gondol, ben fazla heyecana gelemiyorum, gondolda bile en tepede bile kalbim nasıl çarpıyordu anlatamam :)
belki gülersiniz ama gerçekten öyle :)
işte karışık olarak görsellerr...
beni cezbeden yüzümü şekilden şekile sokan değişik değişik turşular
gondol sırasııı, heyecandan küçük kardeşimle yerimizde duramıyorduk :))
oo la laaaaa küçüklüğümden beri değişmeyen tek eğlencek, uçan salıncaklar :))
dünya dönüyor dönüyorrrrr...
eşime de bravoo o kadar hızlı dönüyorki salıncak, nasıl denk getirmiş vallahi bravooo :))
eee çarpışan arabasız olmaz :)))
sıra bende :)
çekülüünnnnnnnnnn :))
beni tanıyanlar uzakdoğu aşığı olduğumu bilirler, yemeklerine kültürlerine bayılıyorum
iyi bir bilmiş herkes ayyy böcek yiyorlar, yahuu böcekten başka bişiy bilmiormu bunlar, bütüün herşeyi böcek yiyorlara bağlamak saçma bişiy...
her sene olduğu gibi dünya mutfakları standında uzakdoğuda aldım soluğu ve çok sevdiğim karides cipslerine kavuştum :))) soya sosu eşliinde dilimin üzeinde erirkenki his harika pıtır pıtır :)))
birde sebzeli noodle tabiki :)))
oğlum kendine orda bir arkadaş buldu, daha bir yaşında bir yakışıklı allahım bayıldık aralarındaki muhabbete :)))
ooyyyy şuna bakın küçük adam yaa :))
abimm del delll :))))
nasılda kocamn duruyor oğlumuz, eşim bana, bak diyor 'oğlumuz büyüyor' :)))
eee o kadar yorgunluğa gezmeye adranaline noodle mi dayanır :)))
gece çorbası tabikii
şairi güzel havalar, beni bu gece çorbaları mahfetti :))))
fuar hatırası, gecemizin şovmenleri, taze eniştem ve hayatımın aşkı...
17 Eylül 2011 Cumartesi
magic hat :))
ahhh şapkalar...
en gözde aksesuarlarımdandır, her ne kadar birazda şapkasız dolaş o güzel saçlarını da göster diye
tepkiler alsamda, yok yok ben vazgeçmem, görünüyor ya saçlarım işte :))))
kendimi iyi hissediyorum ve izmir sıcağında harika bir kurtarıcı
gene beyaz şapkamı taktım dün ve kardeşimle alışverişi bitirdikten sonra kendimizi kordona attık...
birde güneş ışıkları o kadar yumuşamışken, coştukda coştuk :))
bendeki pozlara bakın hele :))) hehhhehe
umarim sihirli şapkamdan bana geçen yüksek enerjii, sizede geçer :)))
oğlum güneşi gösteriyor :)))
ooohhhh böyle bir huzur var mı???
ama gün kızıla dönmeden, eve dönmek zorunda kaldığmız için içim buruktu :((
günün en sevdiğim anı :))
kooşşş olivee koşşşş,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)