darkolivee@gmail.com
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2013 Salı

Santa Iras Restorant ve Sunturas Yaylası...


Herkese Selam

Hafta sonu gezmeye doydum demiştim bir önceki postumda, işte sizde şimdi izlemeye seyretmeye doyacaksınız, sizi inanılmaz güzellikte el değmemiş bir yere götüreceğim.

Adı Sunturas Mersin'in bir yayla köyü, Mersin Silifke yazın aşırı sıcak olduğu için yüksek kesimlerde yerleşim yerleri mevcut, yazın herkes yayla evine kaçar, çok da iyi yapar, ya klima altında oturacaksın, ya ellerin nene eli olana kadar denizden çıkmayacaksın, ya da  buharlaşacaksın başka yolu yok :)

2 hafta kadar önce annem arkadaşlarıyla bir gezi olduğunu gelmek isteyip istemediğimi sordu, kültür gezisiymiş, Silifke öyle biryer ki, nereye kafanızı çevirseniz tarihi bir kalıntıya rastlıyorsunuz, onu da sonraki postta anlatacağım, önce bi karnımızı doyuralım da :)
Sürekli önünden geçtiğim tarihi yapıtların geçmişini öğrenmeyi çok istiyordum zaten...

Eşim 1 aydır haftasonları çalıştığı için, evde oturup halı koltuk silip, klasik ev hanımına bağlamıyım annem, bende geliyim dedim, zaten annemin maşallah öyle uyumlu bir grubu var ki, hepsi atom karınca :)
Sözde Ege'yi de götürecektim ama hava aniden soğuyunca Ege'ninde isteği doğrultusunda dedemize bırakıp annemle 2 otobüs insanın arasına karışıverdik :)

Önce çevremizdeki tarihi yerleri gezdik, sonrada Mersin'den yaklaşık 50km yukarıda Torosların eteğinde dört bir tarafı alabalık havuzlarıyla çevrili Santa Iras restoranında bulunduğu Sunturas köyüne gittik...

Yol oldukça virajlı, yılan gibi kıvrıla kıvrıla ilerledi otobüsümüz, hava buz içerisi sıcak çok güzel bir yolculuktu...


Sunturas eski adıyla Santa Iras anlaşılacağı üzere eski bir hristiyan köyüymüş, Köyün adı Sunturas olarak değişmiş ama, şu an hizmet veren restoranın adı Santa Iras...

Önceden rezervasyon yaptırdığımız için işletme sahibinden okkalı bir azar yedik nerde kaldınız diye, çünkü ateşi kömürü ekmekleri salataları ona göre hazırlamışlardı, yolda oyalandığımızı, her şeyin harika olduğunu söyleyerek kendimizi affettirdik :)

Kömür öyle güzeldi ki, az sonra pişecek bıldırcınlara balıklara kavuşmak için sabırsızlanıyor gibiydi...



Üst kat direkler üzerine inşaa edilmiş manzarayı hiç kesmeyen heryeri cam, ortasında devasa kapalı bir kuzine olan yaklaşık 300 kişilik bir salondan oluşıyor, o kadar yolu gelmeye kesinlikle değer, hertaraf kivi ağacı, ilk kez kivi meyvesini dalında gördüm mesela...



Torosların zirvesinde her tarafı cam bir salonu ısıtan devasa şömine kuzine arası bir soba :)
Sıcaklığını siz tahmin edin, yemekten sonra tadını çıkardık :)


Vadinin biraz aşağısında kocaman bir şelale de var


Yavru balıklar...

#anıyakala :)






Ben etrafı keşfe çıkmışken yemeklerimiz salatalarımız hepsi masalara yerleşmiş, annem bıldırcın istedi ben de hergün yesem bıkmayacağım balık, ahhh halaa ağzım sulanıyor inanın acayip ikiside lezzetliydi..

Bizim menü şeklinde anlaşıldığı için
seçeneklerimiz
balık
bıldırcın 
tavuk ızgara 
tatlı
meyve 
çay idi
ayrıca humusu da çok lezzetliymiş, 
deneyebilirsiniz...

Ben balığa limon sıkmayanlardanım, eğer balık çok lezzetsiz ise o zaman koyarım, limon sıkınca balık lezzetini alamıyorum, zaten İzmir'lilerin bir özelliğiymiş bu :)


Ahhh karnımız doydu, üzerine cennet meyvesi denilen cevizli hurmadan ikram ettiler, ben pek sevmediğim için yemeğin hemen üstüne bişiyler yiyemediğim için yemedim.. Ama güzelmiş..


Dışarda bol bol ağacı olan kividen tattım 
çok lezzetliydi

İşte kiviler
ben bunları ağaçta yetişiyor zannetmiştim, ama üzüm gibi çardak şeklindeymiş :)



Tüm yorgunluğunu kuzinede çatırdayan odunlara devretmiş Darkoyu görüyorsunuz
kaç bardak çay içtiğimi hatırlamıyorum, tam yumuşacık bir battaniyeye sarılıp şekerleme yapılacak yer :)


Grubumuzun yaş ortalaması 60ın üstünde olduğundan şelaleye gidemedik


aman tansiyon ilaçlarım, romatizma kremlerim diye diye
ona rağmen gezmekten geri kalmazlar maşallah bin kere :)
Çaktırmayın ama  bizde çok yorulmuştık :)

Mükemmel bir geziydi
Tekrarı için sabırsızlanıyorum :)
Santa İras adını  unutmayın
fırsatını bulursanız mutlaka gidin
Zaten internet siteleri var


eee kimler gelmek ister, el kaldırsın :)

Ayrıca yılbaşı çekilişime katılmayı unutmayın

Sevgiler
Darkolive

9 Ekim 2011 Pazar

tatil modu...

Tatildeyimmm...
Salıdan beri annemlerdeyim ve harika zaman geçiriyorum, bir dinginlik bir huzur var içimde, bugün  bir de bu duruma yağmurun, eşimin, kardeşimin, vee eniştemin katılmasıyla daha da bir perçinlendi bu huzur, çok güzel vakit geçirdik o kadar çok güldük kii yanaklarımız ağrıdı gülmekten, o temiz hava yeni yağmış yağmurun  toprağın  kokusu ile  bütünleşince mest olmamak,  mümkün müü???


en son ne zaman dalından koparıp yemiş yediniz?
yada
yeni yağmış yağmurdan sonra toprağa ayak bastınız?
yada
kacaman çamların arasında gezdiniz?

Bunların hepsini hemen hemen hergün yapmaktayım ve acayip zevk alıyorum, bu manzara ile sıcacık çayımı paylaşabilirim sizinle :)
isteyen var mı???









zeytin cennetidir bizim buralar, bunlar kimbilir kimin sofrasında başköşeye konulacak...










 yeşilin her tonunu görmek mümkün :)










Bu görselleri bile çok zor yükledim, bağlantı zayıf, hafta sonuna, değişik uzun zamandır görmediğiniz bişiyleri görmeniz mümkün olabilir,  gelecek postlarda...

Hoşçakalın...

19 Eylül 2011 Pazartesi

izmir fuarı...

ahhh küçüklüğümün fuarları :))) dersem çok gülersiniz eminim, o bayramlar için söylenen bir serzeniştir çünkü :)


fuardan aklında neler kaldı diye sorarsanız kalabalık, dünya mutfakları,  lunapark ve güzel turşular diyebilirim :)
çocukluğumda cidden diyorum, ünlü sanatçılar gelir gazinolarda sahne alırdı, kuğulu gölde kuğu ile gezerdik,  şimdi programa bile bakmıyorum, o kadar kalabalık oluyor kii, ama o kalabalıkta lunapark zevkimizden aslaa ödün vermiyoruz hersene olduğu gibi...


kardeşlerim, eşim  ege ve  taze eniştemle gittik bu sene, ee kalabalık gitmek iyidir, bir lunaparkta eğlenirken birinin egeye bakması gerekiyor, her seferinde bir kurban seçtik kendimize :)))o kurban nedense he eşim oldu hahhahhahha... yaşlandı o yaşlandı artık hhehhehhe :)))))


önce gondol, ben fazla heyecana gelemiyorum, gondolda bile en tepede bile kalbim nasıl çarpıyordu anlatamam :)
belki gülersiniz ama gerçekten öyle :)


işte karışık olarak görsellerr...





beni cezbeden yüzümü şekilden şekile sokan değişik değişik turşular 


 gondol sırasııı, heyecandan küçük kardeşimle yerimizde duramıyorduk :))







oo la laaaaa  küçüklüğümden beri değişmeyen tek eğlencek, uçan salıncaklar :))
 dünya dönüyor dönüyorrrrr...
eşime de bravoo o kadar hızlı dönüyorki salıncak, nasıl denk getirmiş vallahi bravooo :))



eee çarpışan arabasız olmaz :)))

sıra bende :)

çekülüünnnnnnnnnn :))


beni tanıyanlar uzakdoğu aşığı olduğumu bilirler, yemeklerine kültürlerine bayılıyorum
iyi bir bilmiş herkes ayyy böcek yiyorlar, yahuu böcekten başka bişiy bilmiormu bunlar, bütüün herşeyi böcek yiyorlara bağlamak saçma bişiy...


her sene olduğu gibi dünya mutfakları standında uzakdoğuda aldım soluğu ve çok sevdiğim karides cipslerine kavuştum :))) soya sosu eşliinde dilimin üzeinde erirkenki his harika pıtır pıtır :)))


birde sebzeli noodle  tabiki :)))


oğlum kendine orda bir arkadaş buldu, daha bir yaşında bir yakışıklı allahım bayıldık aralarındaki muhabbete :)))
 ooyyyy şuna bakın küçük adam yaa  :))

abimm del delll :))))
nasılda kocamn duruyor oğlumuz, eşim bana, bak diyor 'oğlumuz büyüyor' :)))



eee o kadar yorgunluğa gezmeye adranaline noodle mi dayanır :)))
gece çorbası tabikii
şairi güzel havalar, beni bu gece çorbaları mahfetti :))))

fuar hatırası, gecemizin şovmenleri, taze eniştem ve hayatımın  aşkı...