darkolivee@gmail.com
cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2015 Salı

İzledim : Grinin Elli Tonu

Herkese Selam

Grinin Elli Tonu bildiğiniz üzere vizyona girdi, hafta sonu izleme imkanı bulduk. Kitabını yeni okuyup bitirmiş biri olarak, filmi bende hayal kırıklığı yarattı. (aslında filmin adı Grey'in elli tonu, fakat yanlış çevrilmiş grinin elli tonu olarak hafızalara yer etmiş :D )



Filmde konu bütünlüğü yok, derinlik yok, cinsellik  ve lüks ile  filmi geçiştirmeye çalışmışlar. Kitaptaki Christian karakterinin özgün, baskın dominant bir karizması vardı, en azından filmde onu da yakalayamamışlar, zaten sahneler oradan oraya atlıyor, kitabı okumayan biri, orada geçen olayları yeterince anlayamaz zaten. 


Tamam kitapta geçen her şeyi en ince ayrıntısına kadar gösterecekler demiyorum elbette :) fakat hiç duygu yok, sahneler o kadar aceleciydi ki, gittikleri mekanlarda 2-3 dk ancak kaldılar. O Ana'nın hayatında ilk kez  yaşadığı sahnelerin duygusunu vermeden hoop diğer sahne, 1. yarı da içime fenalık geldi, eşimi çok ısrar ederek götürdüğümden hiç sesimi çıkarmadım fakat sıkıcıydı, eğer kitabı okuduysanız filmini izlemeyin derim, büyü bozulmasın :) 
Beni etkilemez, bana bişey olmaz, aslanım kaplanım :D kitaptaki kahramanları gözümde canlandıracağım diyorsanız gidin :D


Eleştirmenlerden de çok kötü puan almış zaten, gene de iyi bir gişe başarısı elde edecek gibi, nedeni erotizm her zaman satar :)

Bakalım karanlığın elli tonu da bu kadar aceleye gelecek mi, umarım beklentilerin üzerinde bir film olur da, ara kapanır :)))

Beyazperde.com yorumu 

Bir edebiyat öğrencisi olan güzel Anastasia Steele, çekici ve zengin bir iş adamı olan Christian Grey ile bir röportaj gerçekleştirir. Görüşmeye gittiğinde karşısında, tavırları ve çekiciliği ile baş döndüren bir adam bulur. Aşk ve ilişkiye biraz mesafeli duran Anastasia, bu zengin ve yakışıklı adamın cazibesine karşı koyamaz ve kendisini çekimine bırakır. Fakat hayatta her şeye karşı doyum noktasına ulaşmış olan Grey'in ilişki ve seks söz konusu olunca kimsenin bilmediği gizli sırları vardır. Genç kız karşısındaki adamla şehvetin bilmediği yollarına da sapacak mıdır?
E.L. James'in çok satanlar listesinden inmeyen aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Sam Taylor-Johnson üstlenirken, başrolleri Jamie Dornan ve Dakota Johnson paylaşıyor.

İyi Seyirler-İyi okumalar :)

Not: Çok yakında güzel bir çekiliş etkinliğim olacak beklemede kalın :)

Sevgiler
Darkolive

20 Ağustos 2014 Çarşamba

İzledim: Karışık Aile


Herkese Selam

Yine Adam Sandler klasiği, size ailecek güzel bir akşam geçirtecek bir film...





Orta yaşlardaki Lauren ve Jim eşlerinden ayrılmış, çocuklarıyla yaşayan yalnız ebeveynlerdir. Yolları bir nevi görücü usulü buluştuklarında kesişir ve bu kötü geçen buluşma sonrasında bir daha asla görüşmemeye yemin ederler. Ancak kader ikisi için de ağlarını çoktan örmüştür. İkisi de birbirinden habersiz çocuklarıyla yapacakları tatili planlamış ve Afrika'da bir safari tatil köyünde karşı karşıya gelmişlerdir. Daha da ilginç olanıysa bu tatil, birlikte aynı süit odayı paylaşmak durumunda kalacakları bir haftalık bir maceraya dönüşecektir!

Yönetmenliğini Frank Coraci’nin senaristliğini ise Ivan Menchell ve Clare Sera’nın beraber üstlendiği filmin başrollerinde romantik komedi türünün iki ünlü yüzü Adam Sandler ve Drew Barrymore yer alıyor. (beyazperde)




iyi seyirler

Sevgiler
Darkolive


26 Şubat 2014 Çarşamba

İzledim: Patron Mutlu Son İstiyor ve Düğün Dernek Filmleri


Merhaba

Bu ara pek keyfim olmadığından eşim süpriz yapıp sinemaya bilet almış kii, (her erkek gibi)  çok nadirdir ben dürtüklemeden sosyal faliyetler içine girebilmesi :D Paron mutlu son istiyor filmini izlememiştik, nasıldı derseniz fragmanı çok çok güzel, filmden aynı tadı alamadım ben, genede hoş detaylar vardı birkaç yerinde de güldük,arılar ve  o don detayı çok gereksizdi bana göre...

Filmin özeti (beyazperde)
Yapımcı İsfendiyar, senaristlik yapan Sinan'ı romantik komedi filmi senaryosu yazması için Kapadokya'ya gönderir. Burada bir butik otele yerleşen Sinan zor durumdadır. Çünkü ne yazacağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Üstelik düşünmek için yeterli zamana sahip değildir. Patronu, işini bir an önce bitirmesi için ona baskı yapmaktadır. Sinan, butik otelin sahibi olan İzzet Bey'in kızı Eylül'le tanışır ve ondan çok etkilenir. Hatta ondan ilham alarak yazacağı senaryoyu onun üzerine kurmaya karar verir. Ancak bir sorun vardır: Eylül, ünlü bir oyuncu olan Faruk'la nişanlıdır. Faruk ile Sinan birbirlerini uzun zamandır tanımaktadırlar ve bu tanışıklık pek hoş anılarla dolu değildir. Çünkü Sinan, zamanında yakın arkadaş olduğu Faruk'un sevgilisini çalmıştır; bu yüzden de Faruk, Sinan'ı düşman ilan etmiştir....


Ama balonlar o görüntü harikaydı
Kesinlikle ölmeden yapılması gerekenlerden :)


Ondan 2 hafta önce de Düğün dernek filmine gitmiştik...


Fragmanları, reklamları birde o dillere dolanan entarisi dımdım yar türküsünü duyunca Ahmet Kural ve Murat Cemcir hayranı olarak bu filme kesinlikle gitmeliyim demiştim :)
O da aynı hayal kırıklığını yarattı, acaba reklamları ve fragmanları dönmeye başlayınca çok fazla mı beklenti içine giriyoruz, onun ayrımını bir yapmak gerek sanırım, bi kere çok fazla gereksiz sahne  ve detay vardı, bazılarının ne dediğini bile anlamadık, Allahtan 2. bölüm biraz daha komikti de uykumuz açıldı... 

Filmin özeti(beyaz perde)

Sivas'ın Esenyurt köyünde yaşayan İsmail'in oğlu Tarık bir gün yurt dışından çıkagelir. Önce her zamanki gibi bir memleket hasreti gibi görünse de bu ziyaretin altındaki esas neden çabuk ortaya çıkar: Tarık görevli olarak çalıştığı Letonya'da Monica adlı bir kızla beraberdir ve aynı ülkede çalışmak için tek yol evlenmeleridir! Kendisinin olurunu almaya gelen oğlunu düğünsüz evlendirmemeye kararlı olan İsmail, Tüpçü Fikreti, Çetin'i ve köyün öğretmeni Saffet’i seferber ederek elde avuçta para yokken 10 gün içerisinde sazlı-sözlü bir düğün hazırlığı içerisine girer! Yapımcılığını BKM'nin üstlendiği komedi filminin senaryo ve yönetmenliği Selçuk Aydemir'e ait. Başrollerde ise Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin, Devrim Yakut ve Barış Yıldız yer alıyor.

Perlina trikodan şartsız hediye çekilişim
http://www.darkolivestyle.com/2014/02/perlina-panco-hediyesi.html

Şimdi sırada Eyvah eyvah ve Recep İvedik var :)

Sevgiler
Darkolive

16 Aralık 2013 Pazartesi

izledim:Açlık Oyunları Ateşi Yakalamak


Herkese Selam

İlk vizyona girdiği gün uça uça gitmek istediğim, fakat bir türlü kısmet olmayan, Açlık Oyunlarının 2. serisi  ateşi yakalamak filmini nihayet dün seyredebildik.

O neydi ya öyle hala etkisindeyim sanki, her ne kadar arkadaşlarım 1. filmini daha iyi bulduklarını söyleseler de ben buna bayıldım efektler ışık tabiki Katniss'in güzelliği olağanüstüydü...

Filmi anlatmayacağım, sadece bir hatırlatma bu, izlemeyen varsa izlesin...


Katniss'in  o tatlı ıslığıyla sizi selamlıyorum :)

Sevgiler
Darkolive

21 Ekim 2013 Pazartesi

Film Önerisi: Aamir Khan filmleri 3 idiots ve Taare Zameen Par


Herkese Merhaba

Havalar soğuyunca balkondaki herşeyi toplayıp içeri kaçtık değil mi?

Eee haliyle film sezonu da açıldı, tv de izlemeye değer birşey bulamayınca, izleyip pişman olmayacağınız, hattaa her sıkıldığınızda açıp izleyeceğiniz, 2 film önermek istiyorum...
İkiside hint filmi, hatta ikisinde de Aamir Khan oynuyor, zaten bilen biliyordur Bollywood fenomenlerinden :)

Belki de izlemişsinizdir, sadece ben geç kalmışımdır bu güzel filmleri izlemek için :)

İlki 3 idiots (3 aptal)

Çok fazla detaya gitmek istemiyorum, türünün en iyilerinden diyebilirim, eğitim sistemindeki aksaklıklar ve aile baskısı öyle güzel işlenmiş ki, sıkılacağınız tek bir sahnesi yok, yüksek tempoda devam eden bir film, finali ise tek kelimeyle mükemmel... İmdb puanı da oldukça yüksek... 

Biz dublajlı izlemedik, nasıldır aynı duyguyu verir mi bilemiyorum ama altyazılı islemenizi tavsiye ederim, haa yanınıza biraz da mendil alın, ihtiyacınız olacak :)


Beyaz perde yorumu 

Rancho Chhanched, Farhan Qureshi ve Raju Rastogi Hindistan'ın en önemli bir okulunda mühendislik okuyan ve okulun yurdunda aynı odada kalan üç öğrencidir. Raju ailesini fakirlikten kurtarma gibi bir ideale sahipken Farhan ailesinin isteği doğrultunda bu bölümü seçmiştir. Rancho ise makinelere duyduğu tutku nedeniyle mühendis olmayı istemektedir. Bu üçlü ve profesörleri Viru arasında yaşananlar, dostluk kavramını beyaz perdeye yansıtırken eğitim sistemini de sert ve eğlenceli bir şekilde eleştirir niteliktedir. 









İşte filmin ana teması
'Herşey yolunda'


2.si ise


Taare Zameen Par  (Yerdeki Yıldızlar)


Çocuğu olsun olmasın herkesin izlemesi gereken filmlerden, ilk filme göre biraz ağır ilerliyor fakat sabırlı olun, çünkü her çocuk özeldir :)
imdb puanı 8.2 Zaten Aamir'in oynadığı ya da yönettiği filmlerin hiçbiri 8in altına düşmemiş, kesinlikle çok seçici bir aktör...

Harfleri sayıları algılama problemi yaşayan bir çocuğun çevresi ve ailesi tarafından tembel gerizekalı muamelesi görmesini , çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verildikten sonra, resim öğretmeni ile değişen hayatı ve başarısını anlatan bir film.

Bir öğretmen, bir öğrencisinin hayatını ne ölçüde değiştirebilir?

Bu filmle bunu yeniden, yeniden ve yeniden öğreneceksiniz, yine yanınıza mendilinizi hazırlayın ihtiyacınız olacak :)
Özellikle yatılı okula bırakıldığı sahnelerde, 4,5 yaşında bir çocuğun annesi olarak kahroldumm, sonrada mutluluktan ağladım :)







Çocuklarımıza daha fazla zaman yaratalım, hergün evi süpürmeyiverelim hergün toz almayıverelim, bir günde koltuk yastıkları kabarmasın, 2 saat yemek yapmakla geçireceğimiz zaman yerine kahvaltı ile geçiştirelim ne olmuş yanii, laf olsun diye değil en son gözlerinin içine baka baka, başınızdan savmadan ne zaman sohbet ettiniz?



Bu iki film izlenecek, 
hissettikleriniz yazılacak anlaşıldı mı sayın izleyici :)

Bak bekliyorum, yoklama yapıcam :)

Sevgiler
Darkolive

13 Eylül 2013 Cuma

Film önerisi: Ölümsüz Polisler RIPD


Herkese Selam

Dün akşam izlediğimiz bir filmden bahsetmek istiyorum. Ölümsüz polisler! 
altyapı ve efektler güzeldi ama konu bana biraz saçma geldiğinden çok sevemedim filmi, ne bileyim ama sıkılmıyorsunuz izlerken, oldukça akıcı bir film.

 Aklımda kalan sahne Nick öldükten sonra görev için tekrar dünyaya dönüyor,  başka birinin görüntüsüne giriyor, karısının yanına gidip 'benim seni bırakmadım' diyor ama karısının gördüğü aslında yaşlı bir Çin'li :)  ise sarışın bir afet :D 
Devamı gelicekmiş sanırım...

Nick Walker henüz hayatını kaybetmiş bir polistir ve ölümünde sonra gittiği dünyada mesleğini devam ettirecek olmanın şokunu yaşamaktadır. 'Rest in Peace' isimli bir polis teşkilatına katılan Nick, Roy Pulsipher isimli yüzyıllar önce ölen bir ajanla çalışmak üzere görevlendirilir. İkili dünyadaki kötü ruhları kovalayıp onları cehenneme göndermek ve böylece dünyadaki kötülüğü yok etmek için mücadele edeceklerdir. Ancak Nick'in yaşayanların dünyasıyla olan sorunları henüz bitmemiştir. Ölmüş olduğunu ve eşinden sonsuza dek ayrılmış olduğu gerçeğini kabullenemeyen Nick, kendi katilini bulmaya çalışacaktır.

Peter M. Lenkov'un çizgi roman serisinden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda 'Uçuş Planı' ve 'Red' filmleriyle tanınan Alman yönetmen Robert Schwentke bulunuyor.





Filmden çıkardığım sonuç kimseye güvenmeyeceksin arkadaş!
Herkes arkasını kollasın :D

Para verip sinemada izlemeye değer mi?
mmm tartışılır!
Ama eğlenceli bir film (kafa dağıtmalık)

Sevgiler
Darkolive

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Film önerisi: Intouchables (Can Dostum) vol:23

Herkese Selam

Sizlere dün akşam seyrettiğim filmden bahsetmek istiyorum, mutlaka seyredilmesi geren filmlerin başımda geliyor bence.Çok zengin bir aristokrat olan Philippe bir yamaç paraşütü kazası sonrası felç geçirir ve boyundan aşağısı tamamen hissizleşir. Driss ise hapishaneden henüz yeni çıkmış bir işsizdir. Philippe 7 gün 24 saat boyunca bakımını üstlenmesi için Driss'i evine yatılı yardımcı olarak alınca ikisinin de dünyası değişecektir. Normal şartlar altında hiçbir zaman yan yana gelmeyecek bu ikili iyisiyle kötüsüyle hayatın tadını beraber çıkarmaya başlarlar. 

Fransa'da geçtiğimiz kasım ayında vizyona giren film, hayatta bir noktadan sonra kültür ve sınıf farklılıklarının ortadan kalkması temasına odaklanan ve dram-mizah arasında gidip gelen bir yapım. Fransız sinemacılar Olivier Nakache ve Eric Toledano'nun beraber yazıp yönettiği filmin başrollerinde ise François Cluzet ve Omar Sy var.

 Benden oyunculuğuyla tam not alan ise kesinlikle  oldu. Türkiye sinemalarında da vizyona giren filmi belki izleyen olmuştur ama, güzel bir akşamı süper bir filmle taçlandırmak isteyenlere gerçek bir hikayeden uyarlanmış bu filmi tavsiye ederim...

Filmin fragmanı




İşe ilk başladığında,  felçli olduğunu anlamak için kaynamış suyu   bacaklarına döküyor :)))




İkilinin bu görseldeki harika gülüşlerini film boyunca göreceksiniz... :)


Ben çok zevk aldım filmden, izlediğinizde görüşlerinizi bildirirseniz sevinirim :)

Sevgiler
Darkolivee

12 Ocak 2012 Perşembe

Diary of a Wimpy Kid 2: Rodrick Rules - Saftirik greg'in günlüğü vol:9

Hi Everyone!!!
movie presentation 

Diary of a Wimpy Kid 2: Rodrick Rules (2011)


Back in middle school after summer vacation, Greg Heffley and his older brother Rodrick must deal with their parents' misguided attempts to have them bond.
Herkese Merhaba!!
Sinemalarda şuanda vizyonda olan aile filmi Saftrik Greg'in Günlüğü filmini görmüşsünüzdür, filmi bugün izledim ve eğlendim, uzun zamandır bu tarz bir film izlememiştim, evde tek başına tadında, abisiyle geçinmenin yollarını arayan, bu esnada popüler bir kıza olan aşkını günlüğüne aktaran bir çocuğun hikayesi :)
Aslında, başlıkta yazdığı gibi saftrik filan değil, gayet aklı başında zeki bir çocuk, sadece talihsizlikler peşini bırakmıyor o kadar :)) sanırım film daha çok dikkat çeksin diye böyle bir başlık buldular.
Size tavsiyem filme gitmeden önce serinin ilk filmini de izlemeniz :) Greg'in arkadaşı Rowley'e bayıldım, meğer bu filmin kitapları varmış, bende filmi izledikten sonra araştırma yaparken rastladım, sömestr  tatili için güzel bir başlangıç olur...







Tür2012 FilmleriAile FilmleriKomedi Filmleri
Yapım: 2011 – ABD
IMDB Puanı: 6.1/10
Yönetmen: David Bowers
Oyuncular: Peyton List, Steve Zahn, Devon Bostick, Zachary Gordon, Rachael Harris, Laine Macneil, Robert Capron, Owen Best,
Konu: Uzun bir yaz tatilinden sonra okula dönen Greg Heffley hem tatil sonrası dertlerle hem de kendisine her daim bela yaratan büyük kardeşi Rodrick ile uğraşmak zorundadır. Ebevyenleri de ne yapıp edip onların haşarılıktan uzak, uslu durmalarını sağlamaya kararlıdırlar. Greg her biri diğerinden enteresan ve komik arkadaşları Rowley, Fregley, Chirag, Patty, Manny ve Holly ile yine türlü maceralar içine dalacaktır.

Hala duymayan kaldımı,  bilmiyorum ama Şu postta tanıtımını yaptığım The Help filmini kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.


İyi Seyirler
Sevgiler
Darkolivee

6 Ocak 2012 Cuma

The skin i live... İçinde yaşadığım deri... sinema vol:8

Hazır bütün bloggerlar indirim  kaldırım haberleri yayınlarlarken ben de bi film paylaşayım istedim :)
Herkes zara indiriminde bahsediyor bu ara, bütçeyi en çok sarsan zamanlar aslında, ihtiyacın olmayan bi çok şeyi, aman nasıl olsa kullanrım, fiyatı da uygun, kenarda dursun, hatta bir tane de yedek alayım diye diye farkında olmadan yattı balık yan going oluyorsun  :))
Ne gerek var kardeşim şimdi, indirimden herkes bişiy alıcak, sonra gittiğiniz her mekanda pişti olucaksınız :))) pişti olmayı çok önemsermiyim, HAYIR!!  Ailemizin üzerinde kara, ekonomik zorluklar, göçüntüler gezerken,  alışveriş yapmama engel olmak için bir taktik :)
Kendime bahaneler yaratıyorum :)

Neyse tanıtacağım film Antonio amcamızın, harbi amca olmuş yaa, hey gidi Antonio  heyy  :))
Desparadoları hatırlarım, ağzı açık ayran budalası gibi izlerdik, Salma Hayek'le  şimdi o görseller hikaye geliyor tabii :)



-İçinde Yaşadığım Deri / The Skin I Live in 2011 İspanya /
IMDB Puanı: 7.8/10
Tür: Dram, Gerilim
Yönetmen: Pedro Almodóvar
Senaryo: Pedro Almodóvar, Agustín Almodóvar
Oyuncular: Antonio Banderas, Elena Anaya,
Jan Cornet, Marisa Paredes
Müzik: Buika

 Bir araba kazasında yanarak ölmekten son anda kurtulan eşini yanıklardan oluşan görüntüden kurtarmak için yeni bir deri yaratmak üzerine çalışmalar yapan estetik cerrahı Dr Robert Ledgard (Antonio Banderas) on iki yıl boyunca evindeki laboratuvarında çalışmaya devam eder ve domuz-insan kanı karışımıyla elde ettiği bir deri üretir. 



Eşinin yanmış vücudunu görmesi üzerine intihar etmesi ve küçük kızlarının da buna şahit olmasından sonra büyük depresyon geçiren aile iyice hassaslaşmıştır. Küçük kız büyüdüğünde de psikolojisini bozan bir olay yaşayacak, bu olayın üzerine Dr Ledgard, yaptığı deneyleri büyüterek neredeyse DR Frankenstein haline gelecektir...


Gerilim türündeki film, Fransız polisiye yazarı Thierry Jonquet'in "Tarantula" isimli 2005 tarihli romanından uyarlandı. Yönetmenin 20 yıl sonra Antonio Banderas'la tekrar bir araya geldiği 'The Skin That I Live In', kızına tecavüz eden bir adamdan intikam almaya çalışan psikolojisi bozuk bir plastik cerrahın saplantılarını ve hücrelerle ilgili yaptığı araştırmalar sayesinde yeni bir insan derisi yaratmasını konu alıyor.









imdb den oldukça iyi bir puan alan bu filmi izlemenizi tavsiye ederim
iyi seyirler...
sevgiler