darkolivee@gmail.com

13 Kasım 2011 Pazar

bit pazarı :))

dün akşam otururken, kardeşimin nişanlısı sizi yarın hiç gitmediğiniz bir yere götürücem, hoşunuza gidecek dedi, ney neyyy diye ısrar etsekde söylemedi, yanlız erken kalkıcaz öğlene kadar yatmak yok diye de uyardı, neyse kalktık, kahvaltı bile yapmadan düştük yola,  ege ile rahatına düşkün sevgili eşim evde kaldı, iyide olmuş hava çok soğuktu, yarım saatlik bir yolculuğun ardından nereye mi vardık, bit pazarına :)) 


allahım nasıl sevindim, hep söylerdim yaa ne satılıyordur ki, merak ediyorum diye :))
eniştemin iş yeri pazaraaa yakın olduğu için o ara ara gidiyor,  neler neler anlatıyordu, onun anlattıklarından biraz kulak dolgunluğum vardı ama, ara da da ne yapacaksınız gidipte, kullanılmış klozet bile satılıyor diye de dalga geçiyordu... en sonunda da gittim gördüm...


insanların önlerine açtıkları sergilere inanamassınız, hiç işe yarayan birşey olmasa dahi o soğukta bekliyolar, içinde çok antikacı da var, çok orjinal şeyler vardı hattaa geyik boynuzu bile satıyorlardı :))
o kadar şaşırdım kii, izin isteyip fotoğrafını çektim :)


hattaa bir öğrenci grubu çok iyi durumda çalışır daktilo buldular 10tl ye aldılar, yol kenarında durup onu denediler çığlıklar ata ata :)) çok hoşuma gitti...


daha neler mi vardı, bozuk ana kartlar, eşantiyon fanta-cola bardakları, z.yağı şişeleri, kullanılmış giysi ayakkabı soba televizyon dalış malzemeleri antika aynalar eski dikiş makinaları  vazolar gümüş şamdanlar yaa neler neler ...


bende çok iyi durumda dalış kıyafeti aldım kendime :) hemde 30liraya, normalde 400dolar civarında, şöyle düşündüm, dalış okullarında kıyafetler kullanılır tuzlu sudan arındırıldıktan sonra tekrar kullanılmak üzere askıda kurumaya bırakılır, kim denk gelirse o giyer, bunu da o şekilde düşünerek aldım, temizleyip kullanırken yüzümde hep bir  gülümseme olucak :)))


bol bol resim çekemedim, makinayı görünce, şaşkın şaşkın bakıyorlar, ya izin alarak ya da boş kalabalığı çektim, gitmeyenlerin merakını biraz olsun giderebilirim umarım hhehhehhhe


birgün mutlaka gitmelisiniz, o kadar çok genç bayan vardı ki, anaaaa dedim biz uyuyormuşuz :))


sanırım zıplamaya çalışıyorum :))

dağ evi dekorasyonu için vazgeçilmez  parça olan geyik boynuzu :)





teyze, sanırım bi laptop götürüyor :)))

varmısın? yokmusun? yarışmasının meşhur telefonlarından da vardı :))


kardeşimde  avcı dürbünü aldı 5tlye, ne işine yarar bilemiyorum... :)


moda bloğu sahibeleri bakın size amme hizmeti yapıyorum, 3adet çalışır durumda seıko, rolex saatler 10tl, içi çıkmış kendinden geçmiş saatlerin de 3tanesi 1 lira :)


oğluşumun akvaryumu için çöpçü aldım bende
arasan bulunmaz :)


 petek balları




herkese iyi hafta sonları
kendinize iyi bakın

12 Kasım 2011 Cumartesi

köycity 2012 hasır çanta modelleri :)


isteyenlere zevkle temin edebilirim :)))
çok kullanışlı, ne nerde diye kurcalaya kurcalaya harap olmanıza gerek yok, aradığınızı bakar bakmaz görürsünüz :))) 

gecikmiş bayram kutlaması :)

29 ekimden berii o kadar yoğunuz ki, bırakın post yapmayı, başına oturucak fırsat bulamadım, neyseki güzel yorgunluk, eşimin ailesi geldi 10 günlüğüne çok güzel gezdik tozduk yedik içtik bayramı geçirdik, dün akşam yolcu ettik havaalanından, mersinde yaşıyorlar, senede anca 1 gelebiliyorlar bizde gidiyoruz işte öyle :))


ahh biraz daha kalsalardı ne güzel olurdu, oğlumun dedesi ve babannesiyle oynamasını seyrederken çok duygulanıyorum hem oğlum adına hem onlar adına, keşke skype dışında daha sık görebilseler :(((


kurban bayramının 3gününü köyde geçirdik, harikaydı, bolbol temiz havada et yedik, ne caniyiz yaa, kurbanlar kesilirken kaçacak yer arayıp  gözyaşlarımızı tutamadık ama 1 saat sonra da güle oynya yedik, insanoğlu ne garip...neyseee 


geçmiş bayramınızı kutlar gözlerinizden  öperiz :)))








elbisem ve ceketim H&M
kemer koton
ayakkabılar kayseri gezisinde, yerel bir mağazadan

29 Ekim 2011 Cumartesi

88. yıl...

Doğum günün kutlu olsun TÜRKİYE'M...



İSTİKLAL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!




Mehmet Akif ERSOY

28 Ekim 2011 Cuma

4. yıl yemeğimiz ve barbar Conan :))

eveeettt bu güzel gece bitti...
4yılı devirdik, güzel geçen bir akşamın ardından da evimize döndük, 1 seneyi daha mutlu mesut yaşamak için :)
güzel bir yemek yedik önce, sonra eşim sinema bileti çıkardı cebinden, ikimizde sinemakolik olduğumuz için :)
hangi filme gittik tahmin edin???
Conan :)))) çok romantik değil mii??
bol kanlı, bol ekrana bakamamalı bir filmdi, ama beğendik film tarzlarımız uyuyor zaten eşimle ama şöyle güzel bir romantik komedi isterdim doğrusu :)))
o tarihlere denk gelmemiş ne yazık kii...
olsun ne yapalım :))


yemek için eşim agoradaki  Kitchenetteye rezarvasyon yaptırmış..
tercihimiz cafe de paris oldu
lezzetliydi ama daha iyilerini de yedik yani, yanında 1 kadeh şarap içmeyi çok istedik fakat sinemaya yetişmek için edik kalktık hiç keyif yapamadık ne için pekii :))
barbar Conan için hhehhehheh (yok yok kocacım süperdi)
gene de bana göre çok güzeldi ama sosundaki yoğun hardal eşimi çok rahatsız etti, tüm gece mahfoldu :(
çoğu zaman derim, ne hassaf miden var ne yesen şişlik yapıyor, allahtan az hasarlı atlattık geceyi :))  oğlumuza teyzesi baktı içimizde rahatı iyi geçti yanii...


ps: fotolar flash kullanmadan çekildi, kalitesi çok düşük o yüzden malesef :((










 ev yepımı ekmekler, çok güzeldi sadece ekmek bile yenebilir, ben tam tahıllı ekmek hastası olduğum için en çok onu beğendm...


dışş mekanları da harika,
biz üşüdüğümüz için tercih etmedik ama, ateş iyi ısıtıyordu, bool yeşillikli bahçesi ve süper su sesi ve dostlarla içilen kahveler şaraplar sohbet gırla idi :))










bu tarz etek ilk kez giyiyorum ama çok hoşuma gitti almadan edemedim
ipek gömleğimi ve eteğimi bugün için almıştım ilk kez giydim :)

ipek gömlek ve etek hakan yıldırım for koton
deri ceket ve çanta izmirde bir butikten
kolyem, kayınvalidem benim için yaptı :) allerine sağlık...

güzel dilekleriniz için tekrar tekrar teşekkürler eksik olmayın hanımlar...

27 Ekim 2011 Perşembe

4. yıl........

zaman nasılda su gibi geçiyor...
bugün evliliğimizin 4. senesi :))
4 sene önce bugün şu saatlerde verilecek yemeğin telaşı ve merak vardı asla en güzel günümü boşu boşuna stress yaparak geçirmedm bool bool güldüm :)))
2009 da da 3 kişi olduk :)

Allah herkese sağlıklı, huzurlu  mutlu bir yuva nasip etsin doğru zaman geldiğinde... 

AMİN...


25 Ekim 2011 Salı

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun...


uzuuunnn bir aradan sonra herkese merhaba...
evime gelebildim sonunda, cuma  günü döndüm, anneme öyle alıştım ki 15günün ardından, annemi de getirdim :)) o da pazar günü döndü tabii evli evine :)))  

asıl mühim konu, bir insanın normal gündelik yaşantısından bir günken, bir başkası için en mutlu t gün, bir başkası içinse eennnnn felaket gün olabiliyor, nefes alamamacasına acı çekmek...

şehitlerimiz için yasımız acımız bitmeden, birde deprem felaketi üstüne tuz biber oldu :((
haberleri her seyretmemde gözyaşlarımı tutamıyorum, hangibirine üzüleceğimi, sevineceğimi şaşırıyorum allah kolaylık versin dayanma gücü versin hepsine...

şehitlerimize çook üzüldüm, gözyaşlarım süzülürken, içimden sessizce hep bu marşı söyledim, ilkokul sıralarından itibaren, herbirimizin  beynine  kazınan bu marşı hatırlıyormusunuz sizde???

Alnımızda bilgilerden bir çelenk,
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur, olmaz Türk'e denk;
Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;
Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.

İsmail Hikmet ERTAYLAN