darkolivee@gmail.com

6 Eylül 2011 Salı

bir deniz hikayesi daha :)

pazar günü o güzel kahvaltıdan sonra, ramazandan dolayı 1 aydır denize girememenin verdiği heyecanla soluğu urla da aldık.
orayı seçmemizin amacı, güzelbahçe, seferihisar tarafında  deniz aşırı dalga alıyor, çeşmede biraz uzak saat 2 olmuştu,  ee amacımız oğlanı da eğlendirmek hava soğumadan, bir hafta boyunca buvvvaaakkk buvvaakkk diye diye bi hal oluyor yavrum... :)
gittiğimiz koy hiç dalga almıyor çarşaf gibi bir denizi var ama, bu kadar soğuk olabileceğini hiç tahmin edemedik, denizden hiç çıkmayan ben 10dk kalabildim bol bol güneşlenmeyi tercih ettim...

yol biraz uzun ama çok eğlenceliydi, eşim bir ara senin soyağacını tekrar gözden geçirelim, japonlar gibi makina elinden düşmüyor dedi, bende olabilir uzakdoğu sevdamın altında böyle bir kan bağı yatıyor olabilir dedim...
en çok görmek istediğim yerlerin en başında uzakdoğu geliyor... nasip-kısmet herşey :))
neyse burası urla demicili köyü diye bilinir...
çamların arasından geçtik, çorak tarlalara üzüldük, yol üzerinde küçük küçük organik manavlar gördükk ve bizi çarşaf gibi bir deniz karşıladı...

işteee sırasıyla görseller...



ps: eşim su ürünleri mühendisi, bu koy onun ilk dalış yaptığı koymuş, o yüzden burası onun için ayrı bir önem taşıyor...



eski urlanın içinden geçiyorsunuz...
urla merkezden 13km demircili koyu









yolculuk harikaydı, eşimle bol bol sohbet ede ede gittik :)





 dağlar tepeler aşıyorsunuz veeeee....
 bize uzaktan göz kırpan deniz karşımızda...




 çarşafff gibi bir deniz sizi karşılıyor... harikaaa...
kenarların taş olduğuna bakmayın, daracık bir yoldan geçip çok güzel kum zemine geliyorsunuz...






1 hafta boyunca deniz sayıklayan yavrum ayağını bile sokamadı denize :((

saat 5 gibi,  güneşlenen oğlum
heryerini mıncırdım merak etmeyin :)))





anne, babak  cubbaaaaa :)))

ayaklarım denize gitmek istiyor ama, çok soğuk be yavrumm üşürsün bak diye telkinledim hep ayakçıklarımıı :)


işte ipek gibi kuma ulaştığınız minik geçit :)



yolların fatihiii aşkımmm, çok yoruldun ama, çok teşekkürler bu güzel gün için...



senii yiyeceğim bebeekkkkk :)))


5 Eylül 2011 Pazartesi

salaş balıkçııda kahvaltı...

eşime ne zamandır, izmirde şöyle salaş bir balıkçı lokantası yok mu yaa, bize niye hiç denk gelmiyor, neden gitmiyoruz hiç diye başının etini yiyordum :)
şöyle yayılalım yavaş yavaş yemeğimizi yiyelim mayışalım filan hehhhe
pazar günü ne yapsak ne etsek derken aklımıza bu fikir geldi, salaş bi yer bulduk ama fazla salaştı sanki :))
ama servis hizmet, ilgi  o kadar güzeldi kii, eksikleri hiç görmedik, zaten herşey süper olsa adı salaş olmadı değil mi :))))








güzelbahçede çeşme yolu üzerinde, denize sıfır, bi dalga gelse yüzümüze su gelecek yakınlıkta tam istediğmiz gibi bir yer bulduk, yerini ben çok sevdim, açık büfe olmasını da eşim, bol boolll börek hamur işi yedi, ee bende dururmuyum nasibimi aldım tabiii  boyozlar filan hehhehe


ama bugün diyete girdik, geri dönüşü yok artık, ye ye yee nereye kadar eski düzenimi özledim yahuuu :)







kurbağa prensim canımmmm...

gülen yüzüne kurban olduğum yavrummmm...




bazen o çalıyor kendi de oynuyor biz de oynuyoruz :)))






kuşlara da baktık yedik, içtik, güldük eğlendik artık gidelim bakışı :)))

oğlumuzla çok güzel bir pazar kahvaltısıydı...
sonrasında da denize gittik ama çok soğuk olduğu için 10dk kalabildik, sanırım deniz sezonu bizim için bu hafta kapandı :(((


ps: bi akşamda buraya balık yemek için söz aldım, oleeyyyy asla unutmam artıkın :)))
söz ağızdan bir kez çıkar değil mi???   :)


sizde severmisiniz böyle salaş balıkçıları??
yoksa kaliteden ödün vermem diyenlerdenmisiniz?

Benim hala umudum var???

Canım ne zaman sıkılsa hep bu şarkıyı dinlerim, Mazhar alansonun sesi beni dinlendirir umut verir...
bu aralar da çok karmaşığım, 

ama benim halaaaa umudum var!!!


4 Eylül 2011 Pazar

Sinema küçük nicky... vol:20



adam sandleri çok severiz, bütün filmlerini de izlemişizdir, ee o kadar çok film çekiyor ki saolsun, bayıla bayıla izliyoruz biz de :))  bu senenin en çok kazanan aktörlerinden seçilmiş, helali hoş olsun alduğı para :))))))
ama bu filmi nasıl gözden kaçmış bilmiyorum, taaaa 2000 yılı yapımı :)

harika diyemem ama gene de güzel, adam sandler bütün film boyunca ağzı yamuk bir şekilde kaldı
helal olsun dedik vallahaa...








Anneniz melek, babanız da şeytansa hayat gerçekten de son derece karmaşık olabilir. Şirin mi şirin küçük Nicky için durum çok daha beter. İki şeytan ağabeyi Adrian ve Cassius cehennemden kaçtılar ve dünyada dehşet saçmaya hazırlanıyorlar. Küçük Nicky şimdi ağabeylerini durdurup tüm insanlığı korumak zorunda…

Limit Yok... vol:1

Dün gece yine  harika bir film izledik eşimin önerisiyle...


İlginç bir konusu olan iyi oyunculukla sürükleyici bir film. Mükemmel değil ama sıkıcı da değil. Bradley Cooper başarılı bir performans gösteriyor.
İzlemenizi tavsiye ederim, pişman olmassınız...


ps: filmi izlerken sevgili bradleyin çekiciliğinden etkilenmemek elde değil, hele o gözlerr, ''off bee sen insan mısın? demekten kendinizi alamıyorsunuz :))))










Ya bir hap sizi daha zengin ve daha güçlü kılabilseydi? Eddie (Bradley Cooper) perişan halde yaşayan New York lu bir yazardır. Ancak günün birinde beyninin tüm kapasitesini kullanabileceği bir ilaçla tanışır. Bu sayede paraya, akla, çekiciliğe sahip olur. Fakat Eddie kısa bir süre sonra sonsuz güce bedelsiz sahip olunamayacağını anlar.










iyi seyirler...
Darkolivee

2 Eylül 2011 Cuma

el öpenleriniz çok olsun :)

Bayramda  evimizde olmadığımızdan ve pc yi götürmediğimizden, iyi bayramlar postunu genede gecikmeli olarak yapmak istiyorum...

umarım çok güzel bir bayram geçirmişsinizdir sevdiklerinizle birlikte...

benimki çok gülmeli, kahkahalı, keyifli, fal bakmalı-baktırmalı, sarhoş, bol bol aile ziyaretli geçti :))

el öpenleriniz çok olsun arkadaşlar( her anlamda :)  )



29 Ağustos 2011 Pazartesi

ikea zencefilli kurabiye...

hiç zencefilli kurabiye denediniz mi???


ikeaya her gittiğimde, ya zaman darlığından, ya da o anda kasa telaşından bir türlü şu kurabiyeleri almak kısmet olmuyordu, her defasında eve geldiğimde yaaa ben unuttuuummm nasıl unuturum diyordum, 1 senelik diyet maratonumda kendime ödüller verirdim hep :))
hadi bakalım bu hafta şu kadar ver, bak hafta sonu seni nasıl ödüllendireceğim diye kendim çalıp kendim oynuyordum :)) ama süper bir motivasyon itiraf ediyorum :))

bu kurabiyelerde öyle bişiydi, ama yaklaşık hedeflediğim kiloya geleli 5ay olmuştuu hihiihii
neyse geç olsun da güç olmasın, sonunda bu hafta sonu aldım :))) olleeyyyy...
bu tarz şeylere bayılrıım, ama tahmin ettiğimden  çok fazla tatlı, şekeri ,çayımda kahvemde kestiğim için sert bir kahve yada sabhları soğuk süt  ile harika gidiyor...

nerde bu meşhur kurabiyeler derseniz, ikea kasalarının ön tarafında, ikea market kısmında ;)













ps : kırmızı bardak ve keçe bardak altlıklarını da porland porselenden aldım,(almak bakmak isterseniz, ihtiyacınız varsa) çok güzel şeyler var, kendimi zor frenledim ben  :))